ATO ve OAİB Ankara ihracatının geleceği için strateji oluşturuyor

ATO ve OAİB Ankara ihracatının geleceği için strateji oluşturuyor

PAYLAŞ

Ankara Ticaret Odası (ATO) ile Orta Anadolu İhracatçı Birlikleri (OAİB), “2050’ye Doğru Ankara İhracat Stratejisini Belirleme Çalıştayı” düzenledi. Çalıştayda konuşan ATO Başkanı Baran, “Kamu alımları dahil attığımız her adımda yerli ve milliyi desteklememiz lazım” dedi.

Bolu’da gerçekleşen çalıştayın açılışında konuşan ATO Yönetim Kurulu Başkanı Gürsel Baran, ülkelerin ekonomik kalkınmasının büyük ölçüde ihracatta gösterdiği performansa bağlı olduğunu söyledi. Türkiye için ihracatın halkın refah seviyesinin artması, ekonominin büyümesi ve dünya ticaretinde aşama kaydetmek için vazgeçilmez bir olgu olduğunu belirten Baran, “Ülkemizde ihracata dayalı kalkınma stratejisi belirlendi. İhracat, çok sayıda teşvik ve teknik yardım programlarıyla destekleniyor. Türkiye, dışa açılım modelini benimsediği son 30 yılda ihracatını en hızlı artıran ülkeler arasında yer aldı. Bu süreçte, ihracat büyümenin motoru olmakla birlikte, istihdamın ve kalkınmanın da öncüsü olarak benimsendi. Türkiye’nin 1980 yılında ihracatı yalnızca 3 milyar dolardı. Aradan geçen sürede, kendi rekorunu kırarak 168 milyar dolara ulaştı. Bu ihracatta sanayi ürünleri payının yüzde 90’ı aşması büyük başarı oldu. Türkiye’nin ihracat potansiyelini büyütmek için 2023 yılında hedef olarak, 500 milyar dolar ihracat, 1 trilyon dolar dış ticaret hacmi ve 2 trilyon dolar milli gelir planlandı” diye konuştu.

2023 hedeflerine ulaşmak için ihracat hızını artırmak gerektiğini ve 2002 yılından bu yana Başkent’in dış ticaretinin Türkiye ortalamasının üzerinde artış kaydettiğini belirten Baran, “2002 yılında 2,8 milyar dolar dış ticaret dengesine sahip olan Ankara’da ihracat sadece 1,5 milyar dolar seviyesindeydi. 2018 yılını 21 milyar dolar toplam dış ticaret, 7,6 milyar dolar ihracatla kapattı. 2002’den 2018 sonuna kadar dış ticaret hacmi yüzde 650, ihracat da yüzde 406 artış gösterdi. Aynı süreçte de Türkiye dış ticareti 87,6 milyar dolardan 391 milyar dolara yükselerek yüzde 346 arttı. Dış ticarette ise 36 milyar dolardan 168 miyar dolara varan yüzde 365’lik yükselme söz konusu oldu. Bu rakamlara baktığımızda Ankara’nın dış ticaret ve ihracatının, Türkiye ortalamasından daha hızlı geliştiği görülüyor” ifadelerini kullandı. Başkent’in yüzde 4,2 olan Türkiye ihracatı içindeki oranının 2018 yılına geldiğinde ancak yüzde 4.5’e yükseldiğini kaydeden Baran, “Ankara’nın ihracatta alacağı daha çok yol var” şeklinde konuştu.

Güçlü bir ekonomi için aktif ve çok boyutlu bir dış ticaret stratejisinin oluşturulmasının önemine dikkat çeken Baran, “Dijitalleşen dünyada ticaret ülke sınırlarını ortadan kaldırmış durumda. Elektronik ticaret aracılığıyla ihraç ettiğiniz bir ürün, ülke markası olarak, satıldığı ülkede diplomatik temsilciden daha fazla imaj oluşturabiliyor. Bu yüzden kaderimiz ortak ve her birimiz, birbirimiz için çalışmak, üretmek, her aşamada birbirimizi desteklemek durumundayız“ dedi.

Dijital teknolojilerde yaşanan hızlı değişimin iş ve iş yapış biçimlerini etkilediğini kaydeden Baran, 20 yıl sonra birçok meslek ve ürünün ortadan kalkmış olacağını söyleyerek şöyle devam etti:

“Üyelerimizi bu geleceğe hazırlamamız gerekiyor. Artık rüzgara göre yön değiştirme dönemi geçti. Rüzgara yön vermemiz gerekiyor. Türkiye’nin yerli ve milli savunma sanayi alanında yaptığı buydu. Israrlı gayretleriyle Türkiye savunma sanayi ürünü ihraç eder hale geldi. Bu çalıştay sonucunda da Ankara ihracatı için bir pusula ortaya çıkmasını bekliyoruz.”

Devletin doğru politikalar üretmesinin çok önemli olduğunun altını çizen Baran, Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanı Zehra Zümrüt Selçuk ile yaptıkları “İstihdam Seferberliği” toplantısında kamu alımları konusunu dile getirdiğini aktararak, “İstihdam çok önemli, katkı sağlayalım ama bizimde sizden isteğimiz var. Güçlü firmalar çok üretmekle olur. Devlet kamu alımlarını yerli değil yabancı firmalar üzerinden yapıyorsa firmalar nasıl güçlenir’ dedik. İş makinası alımını yapan askerimiz Japon firmasını terci etti. Bizim firmamız çok daha iyisini üretebilir. O sefer olması bile ikincisine yapabilir” dedi.

Baran, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın her yerde “yerli ve milli üretim” dediğini hatırlatarak, “Kamu alımları dahil attığımız her adımda yerli ve milliyi desteklememiz lazım” diye konuştu.

İhracat için markalaşmanın da önemine değinen Baran, “Dünyada çok iyi yerlerdeyiz. Firmalarımızın önemli bir kısmı Frankfurt’ta düzenlenen fuarda yabancı isimlerle yer alıyor. Bununla da ilgili çalışma yapmak gerekiyor. Eximbank destekleri artmalı. Bu ülkenin geleceği ihracatta” ifadelerini kullandı.

OAİB Yönetim Kurulu Başkanı Şerafettin Ceceli ise yaptığı konuşmada, çalıştayla Ankara’nın ihracatının nasıl geliştirilebileceğine ilişkin çalışma yapılacağını, çıkan rapordaki stratejilerin hayata geçirilebilmesi için ikinci bir toplantı daha yapılacağını söyledi. Ankara’nın organize sanayi bölgeler, teknoparklar ve üniversiteleriyle teknoloji altyapısı kuvvetli bir şehir olduğu halde Türkiye ihracatından yüzde 4,5 seviyesinde pay aldığını kaydeden Ceceli, bugün varolan mesleklerin yüzde 60’ının 20 yıl içinde yok olacağının söylendiğini anlatarak, “Bugün üretiğimiz ürün ve sektörlerimiz, söz konusu yüzde 60’ın içinde mi değil mi diye irdelemek lazım” şeklinde konuştu.

Açılış konuşmalarının ardından İstanbul Arel Üniversitesi Rektör Vekili Prof. Dr. Ali Argun Karacabey, iki gün sürecek çalıştay hakkında bilgi verdi. Çalıştay, Altınbaş Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Çağrı Erhan ve Altınbaş Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Emre Alkin’in “Güncel Dünya Ekonomisi ve Global Politik Görünüm” başlıklı sunumuyla devam etti.

ATO ile OAİB’nin ortaklaşa gerçekleştirdikleri çalıştaya Ticaret Bakanlığı İhracat Genel Müdür Yardımcısı Musa Demir, Ticaret Bakanlığı Dış Temsilcilikler ve Uluslararası Etkinlikler Genel Müdürü Müge Varol ılıcak, Eximbank Ankara Bölge Müdürü Funda Baytar, ATO Meclis Başkanı Mustafa Deryal, ATO Yönetim Kurulu Üyesi Nihat Uysallı, ATO Dış Ticaret Komisyonu Başkanı Ali Rıza Koç, komisyon üyesi Çetin Çataloğlu katıldı. Çalıştayda Ankara ihracatının stratejisini belirlemek üzere üniversite öğretim görevlileri, ihracatçı firma temsilcileri, sivil toplum örgütü temsilcileri ve köşe yazarlarından oluşan alanında yetkin 50 kişi, iki gün süreyle çalışma yapacak.

PAYLAŞ

BİR CEVAP BIRAK