Erdoğan: İlahiyatçılarımızın Sesi Çıkmıyor

Erdoğan: İlahiyatçılarımızın Sesi Çıkmıyor

134
0
PAYLAŞ

Cumhurbaşkanı Erdoğan, partisinin genel merkezinde Siyaset Akademisi’nin açılışında konuşuyor. “İslam’ın güncellenmesi” sözüne açıklık getiren Erdoğan, ” Dinimiz İslam ve kitabımız Kuran-ı Kerim kıyamete kadar caridir. Kıyamete kadar gelecek olan tüm toplumlar karşısında söyleyecek sözü olduğu anlamına gelir.

Kitabımız Kuran’ın her zaman söyleyecek sözü var. Ama bunlardan hareketle yapılan içtihadlar ve geliştirilen kurallar uygulamadaki karşılıkları zamana şartlara göre değişecektir. Zamanın değişmesi ile ahkamın da değişeceği inkar edilemez” dedi.

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinin genel merkezinde Siyaset Akademisi’nin açılışında konuşuyor.

Erdoğan’ın açıklamalarından öne çıkanlar şöyle: 

Bizim tarihimiz tıpkı adımız gibi aktır. Zaman zaman bize 15 yıllık iktidarımızın sırrını soruyorlar. Milletiyle beraber yürüyeni alaşağı edebilecek hiçbir fani güç yoktur diyoruz. Ne zaman ölürsek işte o zaman yoruluruz diyoruz. Değişimi inkar etmek kafasını kuma gömen devakuşu misali kendi kendini kandırmak demektir. Değişmeyecek olan kurallar da vardır. İslam’ın son din olduğu asla değişmeyecek bir hakikattır. Dinimiz İslam ve kitabımız Kuran-ı Kerim kıyamete kadar caridir.

Kıyamete kadar gelecek olan tüm toplumlar karşısında söyleyecek sözü olduğu anlamına gelir. Kitabımız Kuran’ın her zaman söyleyecek sözü var. Ama bunlardan hareketle yapılan içtihadlar ve geliştirilen kurallar uygulamadaki karşılıkları zamana şartlara göre değişecektir. Zamanın değişmesi ile ahkamın da değişeceği inkar edilemez. Kurallar bunlar.

Birilerinin çıkıp hayatın gerçekleriyle ilgisi olmayan sözler edip kafaları karıştırması yanlıştır. Kimse bizim dinimize fatura kesme hakkına sahip değildir. Sadece ilmi bir zeminde teorik konunun tartışması olacak konuların toplum önünde konuşulmasını doğru bulmuyoruz.

İfrat-tefrit ortamında insanlar kime kulak vereceğini elbette şaşırıyorlar. Dinime getirilen bu zaafiyete tahammülümüz yok. Din İşleri Yüksek Kurulumuz’un, Diyanet’in alanı boş bırakmaması lazım. İlahiyatçılarımızın muteber alimlerimizin ise ya sesleri çıkmıyor ya da duyulmuyor.

Ya da korkuyorlar. Niye korkuyorsun? Cumhurbaşkanı Erdoğan, partisinin genel merkezinde Siyaset Akademisi’nin açılışında konuşuyor. “İslam’ın güncellenmesi” sözüne açıklık getiren Erdoğan, ” Dinimiz İslam ve kitabımız Kuran-ı Kerim kıyamete kadar caridir. Kıyamete kadar gelecek olan tüm toplumlar karşısında söyleyecek sözü olduğu anlamına gelir. Kitabımız Kuran’ın her zaman söyleyecek sözü var. Ama bunlardan hareketle yapılan içtihadlar ve geliştirilen kurallar uygulamadaki karşılıkları zamana şartlara göre değişecektir. Zamanın değişmesi ile ahkamın da değişeceği inkar edilemez” dedi.

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinin genel merkezinde Siyaset Akademisi’nin açılışında konuşuyor.

Erdoğan’ın açıklamalarından öne çıkanlar şöyle: 

Bizim tarihimiz tıpkı adımız gibi aktır. Zaman zaman bize 15 yıllık iktidarımızın sırrını soruyorlar. Milletiyle beraber yürüyeni alaşağı edebilecek hiçbir fani güç yoktur diyoruz. Ne zaman ölürsek işte o zaman yoruluruz diyoruz. Değişimi inkar etmek kafasını kuma gömen devakuşu misali kendi kendini kandırmak demektir.

Değişmeyecek olan kurallar da vardır. İslam’ın son din olduğu asla değişmeyecek bir hakikattır. Dinimiz İslam ve kitabımız Kuran-ı Kerim kıyamete kadar caridir. Kıyamete kadar gelecek olan tüm toplumlar karşısında söyleyecek sözü olduğu anlamına gelir. Kitabımız Kuran’ın her zaman söyleyecek sözü var. Ama bunlardan hareketle yapılan içtihadlar ve geliştirilen kurallar uygulamadaki karşılıkları zamana şartlara göre değişecektir. Zamanın değişmesi ile ahkamın da değişeceği inkar edilemez. Kurallar bunlar.

Birilerinin çıkıp hayatın gerçekleriyle ilgisi olmayan sözler edip kafaları karıştırması yanlıştır. Kimse bizim dinimize fatura kesme hakkına sahip değildir. Sadece ilmi bir zeminde teorik konunun tartışması olacak konuların toplum önünde konuşulmasını doğru bulmuyoruz. İfrat-tefrit ortamında insanlar kime kulak vereceğini elbette şaşırıyorlar. Dinime getirilen bu zaafiyete tahammülümüz yok. Din İşleri Yüksek Kurulumuz’un, Diyanet’in alanı boş bırakmaması lazım. İlahiyatçılarımızın muteber alimlerimizin ise ya sesleri çıkmıyor ya da duyulmuyor. Ya da korkuyorlar. Niye korkuyorsun?

PAYLAŞ