Beşiktaş’ta Yeni Dönem
Beşiktaş’ta Yeni Dönem: Sessiz ve Derin Bir Yapılanma Başladı
Beşiktaş, 2025-2026 sezonuna girerken yalnızca sahadaki oyunuyla değil, kulüp içindeki köklü değişimlerle de dikkat çekiyor. Geçtiğimiz sezonun ardından yaşanan teknik direktör değişikliği, transfer politikalarının yeniden şekillenmesi, mali disiplinin sıkılaştırılması ve altyapıya verilen önem, siyah-beyazlı kulübün uzun vadeli hedeflerle yola çıktığını gösteriyor. Özellikle taraftarların uzun süredir istediği köklü değişimlerin artık hayata geçiriliyor olması, camiada yeni bir umut dalgası yaratmış durumda.
Sezon başında teknik direktörlük koltuğuna yeniden Sergen Yalçın’ın getirilmesi, hem sembolik hem de stratejik açıdan önemli bir karar olarak yorumlandı. 2021 yılında çifte kupa kazandırarak taraftarın gönlünde taht kuran Yalçın, bu kez çok daha farklı bir sorumlulukla takımın başında. Yönetimin kendisine sadece saha içi değil, aynı zamanda futbolun genel yapılanması konusunda da inisiyatif verdiği ifade ediliyor. Özellikle genç oyuncuların gelişimi, sistematik oyun anlayışının yerleşmesi ve kadro istikrarının sağlanması, Yalçın’ın öncelikleri arasında yer alıyor.
Transfer döneminde Beşiktaş’ın izlediği yol da son yıllardan oldukça farklı. Yüksek maliyetli, kariyerinin son dönemine yaklaşmış yıldızlardan uzak durularak; daha akılcı, dengeli ve potansiyeli yüksek oyunculara yönelindi. Bunun en net örneği, Wilfred Ndidi transferiyle ortaya çıktı. Leicester City’den 9,5 milyon Euro bonservisle kadroya katılan Ndidi, orta sahaya güç ve istikrar kazandıracak önemli bir hamle olarak öne çıkıyor. Ayrıca bonservisi Benfica’da bulunan Gedson Fernandes’in tüm hakları satın alındıktan sonra oyuncunun Spartak Moskova’ya yaklaşık 20 milyon Euro’ya satılması, kulübün artık ekonomik değer üretmeye odaklandığının göstergesi oldu.
Beşiktaş aynı zamanda altyapıya olan bakış açısını da tamamen değiştirmiş durumda. Son yıllarda yüzeysel olarak desteklenen genç oyuncu sistemi, bu sezon itibarıyla kulübün ana yapı taşlarından biri haline geldi. Genç orta saha oyuncusu Demir Ege Tıknaz ile yapılan sözleşme uzatma hamlesi ve Almanya’dan transfer edilen 17 yaşındaki Taylan Bulut gibi isimler, kulübün uzun vadeli yatırım anlayışını net şekilde ortaya koyuyor. Altyapıdan yetişen oyunculara artık yalnızca forma şansı değil, aynı zamanda gelişim alanları, bireysel analiz desteği ve psikolojik hazırlık programları da sunuluyor.
Mali anlamda ise Beşiktaş, sıkı bir tasarruf ve denge politikası uyguluyor. Şubat 2025 itibarıyla açıklanan 16,46 milyar TL’lik borç, yönetimi hızlı ve sert adımlar atmaya zorladı. Gelir artırıcı projelerin başında gayrimenkul yatırımları ve sponsor anlaşmaları gelirken, gider kalemlerinde yapılan kısıtlamalar sayesinde kulübün nefes alma kapasitesi artırıldı. Bununla birlikte sportif başarıdan taviz verilmeden yürütülen bu mali denge politikası, taraftarlar tarafından da destek görüyor.
Taraftarların bu süreçteki tutumu, kulübün geleceğini doğrudan etkileyen faktörlerden biri haline geldi. Kombine satışlarındaki artış, sosyal medyada sergilenen bilinçli destek ve yönetimden şeffaflık talebi, Beşiktaş taraftarının kulübe sadece gönül bağıyla değil, vizyoner bir yaklaşımla da sahip çıktığını gösteriyor. Bu, Beşiktaş’ın sadece sahadaki bir futbol takımı değil, aynı zamanda güçlü bir topluluk olduğunu bir kez daha ortaya koyuyor.
Beşiktaş artık günü kurtaran kararlar alan değil, geleceği planlayan bir kulüp olarak yeniden şekilleniyor. Teknik ekipten transfer stratejisine, altyapıdan mali yönetime kadar birçok alanda atılan bu adımlar, kısa vadede zorluklar getirse de uzun vadede kulübü daha sağlam temellere oturtacak gibi görünüyor. Siyah-beyazlı camia, bu kez sabırlı; çünkü kurulan sistemin, aceleyle değil, sağlam adımlarla başarıya ulaşacağını biliyor.